Bizero 2. Yılını Doldurdu, Kutlu Olsun!

Micro mobilite, paylaşım sistemleri, karbon salınımı. Hepsi artık kalıplara girmiş kapital sözcükler. Aslında işin özü ULAŞMAK. A noktasından B noktasına ulaşmak. Bu anlamda kullandığınız her şey bir ulaşım aracı. Bizler de bisikleti hobi ya da spor aleti olmaktan ziyade bir ulaşım aracı olarak görüyoruz. Bu bakış açısıyla Bizero olarak 2. yılımızı başarıyla doldurduk. Kutlu olsun! Bize katkı sağlayan bisikletlerimizi kullanan herkese çok teşekkür ederiz.

Yol alırken bazı gerçekler fark ettik. Şimdi onları sizinle paylaşalım. Kuru kuruya kutlama olmaz değil mi?

Çok övdüğünüz, hafta sonlarına sıkıştırılan Avrupa gezilerin “trend topic”i süper kültürlü Amsterdamlılar, Münihliler… Size bir sır verelim, bu şehir sakinleri bisikleti kültür olsun diye kullanmıyorlar. Etarnals ya da Inhumans vs. de değiller. Bu sıradan kişiler bisikletlerini en optimal ulaşım aracı olarak görüyorlar.

Sanılanın aksine bizler ise geri kalmış bir toplum olduğumuzdan değil, yer şekilleri ve alım gücünün esiriyiz bu konuda. İlla bir şeyi eleştirmek istiyorsak bu yabancı seviciliğimizi eleştirmeliyiz. Zira Konya’ya, İzmir’e, Muğla’ya baktığınızda bisikletli ulaşımın ne denli yaygın olduğu rahatlıkla görebilirsiniz. Örn. Konya’da 1 milyonun üzerinde bisiklet olduğunu biliyor muydunuz? Neden peki? Kültür fışkırmamış mı yaşıyor Konya? Tabi ki hayır!! Çünkü düz.

Bu anlamda İstanbul gibi metropollerimizde dağları, tepeleri yok edecek imkânımız olmadığına göre elektrik destekli bisikletlerimizle bu dağları tepeleri aşabileceğimiz düşünüp işe koyulduk. Sonra bunu paylaşım sistemiyle entegre ederek ulaşılabilir hale getirdik. Hani geri kalmışız, kültürsüzüz ya(!) sorarız size: Dünyanın neresinde bisiklete dakikası 1 kr’a erişebilirsiniz?(0.002 cent)

https://bizero.bike/#prices

Bir gerçekle daha devam edelim. Bu yolda birçoğumuzun “öcü” olarak nitelendiği siyasiler bile destekçimiz oldular. Her görüşten olanları hem de. Uzlaştıkları tek konu Bizero’nun liyakat sahibi olduğu ve bisikletli ulaşımdı. Girişimcilik ekosisteminde devletten kaçan çok girişimci tanıdık. Girişimci arkadaşlarım sözüm size: Kolektif House’dan kafanızı çıkarın. Adım atın. Siz yeterince iyiyseniz kimse size hayır diyemez. Devlet sizlere hizmet için var, bunu bilin ve bunun özgüveniyle yeşerin!

Bu bakış açısıyla: Sağlık Bakanlığı ve IBB desteğiyle 500 bisiklet sahibi olduk. Kendilerine kucak dolusu sevgiler! Bu bisikletler Sağlık Bakanlığı’nın “1 milyon bisiklet” projesine ait arta kalmış bisikletlerdi. Alüminyum kadrolu, 13 kg ağırlığında, göbekten vitesli bu güzel bisikletlerinin kritik bir dezavantajı vardı o da dişli oranları. Dişli oranları ağır olan bu bisiklet düz yolda bile gitmekte zorlanıyordu ki İstanbul’un yokuşlarını çıksın:/ Bu bisikletler bizden önce dağıtılma yoluyla sizlere ulaştırılmaya çalışılmış ancak ilk kullanımda yorucu olduğu anlaşıldığından ya da ilk lastik patlamasından sonra kömürlüklere ya da balkonlara kaldırıp çürümeye bırakılmışlar. Üretilen 300.000 bisikletten böylelikle 3000 kadarına erişebildik ve peyderpey kar amacı gütmeden sizlere sunmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda katkı sağlayan başta İstanbul Teknik Üniversitesi olmak üzere Boğaziçi Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi’ne de teşekkür ederiz.

Hizmet verdiğimiz bu 2 yıl süresince 300.000’in üzerinde sürüş gerçekleştirip ortalama yolculuk süresi 15 dk olan bu sürüşlerle 2 Milyon KM’nin üzerinde yol katlettik. 25 bin kullanıcı terk ettikleri çocukluk arkadaşları bisiklete tekrar kavuştu ve günlük rotalarının vazgeçilmezi bisiklet oldu.

Her şey de iyi gitmedi tabi.  Biz önceliği şov olan bir oluşum değiliz. Daima objektif, gerçekçi ve dürüst olmaya önem veriyoruz. Bu süreçte bisikletler dışarıda durdukları için nem, yağış ve bireysel kullanımın onlarca katı fazla yıpranma sonucu bisikletlerin ömürleri kısaldı. Her ne kadar sürekli bakım yapsak da, bedavaya yakın rakamlara sunsak da tespit edilmelerine rağmen kaçak kullanımlar gerçekleşti. Bu da sistemde aksaklıklara ve düzenli kullanıcılarımızın mağduriyetiyle sonuçlandı.

Sorun çözerek, deney gözlem yoluyla ilerleyen bir girişim olarak bu sorunu da ortadan kaldırmalıydık. Aktif bir insanın günlük en az 4 rotası oluyor: 1- İşe/okula gidiş. 2- Öğle arasına çıkış. 3- Geri geliş 4- Eve dönüş. Ve her rotada isterseniz 10 bin bisiklet koyalım son mesafelerdeki (first&last mile) ulaşım probleminizi tamamıyla çözemiyoruz. Ya da bulduğunuz bisiklet tüm gün kullanıldığı için şarjı olmuyor ya da bozuk çıkabiliyor. Bu amaçla dünyada çok yeni bir konsept olan adres teslim modelini uygulamaya başladık. Bu modelde kullanıcılar; bakımları yapılmış, sıfırlanmış bisikletlere günlük, haftalık, aylık periyotlarda günlük 3 liradan başlayan ücretlerle sahip oluyorlar. Kiraladığınız periyotta bisiklet sizinle oluyor. Yanında verdiğimiz kilitle birlikte bisikleti istediğiniz yere kilityorsunuz. Gidemediğiniz rotalarda 13kg’lık ağırlığıyla toplu taşıma araçlarında kolaylıkla taşıyabiliyoruz. Her seferinde ödemeyle uğraşmaya, kiralamaya, iade etmeye ve istasyon-bisiklet aramaya gerek kalmadan bisiklet sahibi oluyorsunuz. Üstelik sorun yaşama olasılığı da sıfıra yakın çünkü sıfırlanıp geliyor.

Bahsettiğimiz üzere bisikletli ulaşımın önündeki en büyük engellerden 2’si bakım yaptırmanın zor gelmesi ve ulaşılabilirliktir. Zira alım gücü gitgide düşen ülkemizde bisiklet sahibi olmak epey zor. Biz de bisiklet kullanım tarifelerini şu şekilde yapıp erişebilir hale getirmeye çalıştık: https://bizero.bike/#prices

Kullandığınız bisikletin bakımlarını öğrenciler bakım yapıyor, öğrenciler konumunuza getiriyor sonra sizden geri alıyorlar. Böylece hem öğrencilere destek oluyorsunuz, hem ulaşım sorununuzu çözüyorsunuz, hem de hareket ederek kanser ve obezite riskini yarı yarıya düşürüyorsunuz. Çevrecilik ve spor da cabası. Spor salonlarına tonlarca para akıtmaya, zaman harcamaya hiç gerek yok. Bisiklet sürdüğünüzde karın, kol, bacak, göğüs kaslarınız kombine çalışıyor.

Araya bayram girdi ancak bu yazıyı hazırlayabildik. Bizero 11 Ağustos 2017’de resmi olarak kuruldu. Yani 2 yıl geçti aradan. Bir iki yıl da fikir, ar-ge ve akademik çalışmalara ayırdık. Etti mi 4. İşin özü biz üzerimize düşeni yapıp bu işe gönül verdik. Şimdi sıra sizde!

Hali hazırda bisiklet kullanıcısıysanız sizi bisiklette gören herkese anlatın derdimizi!

Eğer değilseniz ne duruyorsunuz? Çağırın Bizero gelsin!

Sosyal medya hesaplarımızı, email adresimizi, telefonumuzu biliyorsunuz. Her daim bize ulaşabilirsiniz 🙂

Bu vesileyle Ağustos ayı bisikletli ulaşımın için de zafer ayı olmasını diliyor, hem doğum günümüzü kutlamak, hem de gövde gösterisi yapmak için 30 Ağustos sürüşüne tüm takipçilerimizi bekliyoruz.

Katılımcılara bisikletler ücretsiz olarak verilecektir 😉

Sevgiyle kalın <3

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir